Bası Yaralarının Önlenmesi

10 Aralık



BASI YARALARININ ÖNLENMESİNDE HAVALI YATAK VE KOYUN POSTU UYGULAMALARININ ETKİNLİĞİ

* Nilay SAĞNAK, ** Sezgi ÇINAR

* Uzman Hemşire, Memorial Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Koordinatör Yardımcısı

** Yard. Doç. Dr, Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü, İç Hastalıkları Hemşireliği AD

 

AMAÇ

Bu çalışma; yatağa bağımlı hastalarda bası yaralarını önlemede havalı yatak ve koyun postu uygulamalarının etkinliğini değerlendirmek amacıyla yapıldı.

 

GİRİŞ

Uzun süreli yatağa bağımlı hastalarda komplikasyon olarak görülen bası yarası oluşumunda; bası, sürtünme, tahriş gibi dışsal etkenlerin yanı sıra beslenme bozukluğu, kan basıncı değişikliği , duyu kaybı, inkontinans, psikolojik bozukluklar, ilaçlar, kronik hastalıklar, dolaşım bozukluğu, dehidratasyon, kuru cilt, travmalar, hareketsizlik, yaşlılık, vücut direncinin düşük olması, duyusal bozukluklar ve sigara kullanımı gibi faktörler de etkili olmaktadır.

Bası yarasını önlemede öncelikle risklerin belirlenmesi, çeşitli pansuman malzemeleri, sünger yada silikon jelden yapılmış yastık yada şilteler, havalı yatak, koyun postu gibi malzemelerin kullanılması, cilt bakımının yapılması, dengeli beslenmenin sağlanması ve bası yarası varsa erken tedavisi gerekmektedir.

 

GEREÇ VE YÖNTEM

Araştırma, özel bir hastanenin genel yoğun bakım ünitesinde, Nisan 2003-Mayıs 2004 tarihleri arasında yatan hastalar üzerinde deneysel olarak yapıldı. Örneklem grubunu; yatağa bağımlı olan, hastaneye yeni yatan ve bası yarası olmayan fakat Waterlow bası yarası risk değerlendirme ölçeğine göre risk grubunda olan (10 puan ve üstü), kanser tanısı almayan, kemoterapi uygulanmayan ve alerji öyküsü olmayan hastalar oluşturdu. Hastalar basit rastlantısal yöntemle, 30 deney ve 30 kontrol grubuna ayrıldı. Kontrol grubundaki hastalara havalı yatak, deney grubundaki hastalara ise koyun postu kullanıldı.

Verilerin toplanmasında hasta tanılama formu ve bası yarası riskini değerlendirmek için Waterlow ölçeği kullanıldı. Elde edilen veriler, SPSS paket programında, aritmetik ortalama, yüzdelik, ki-kare, Mann-Whitney U, t-testi ve korelasyon analizi ile değerlendirildi.

Kontrol ve deney grubundaki tüm hastalara bası yaralarını önlemek için; iki saatte bir pozisyon değişimi (kontendike değilse) ve genel vücut bakımı yapılıp, masaj uygulandı, yatak içinde eklem hareket açıklığı egzersileri (Range of motion=ROM) yaptırıldı. Deney grubundaki hastalara yoğun bakımdaki tedavileri süresince, hastanın tüm riskli bölgelerini kapsayacak şekilde, iki koyun postu yan yana getirilip yerleştirildi ve hastalar çıplak olarak postlar üzerine yatırıldı. Postlar; doğal koyun postları olup tüy uzunluğu 4-5cm. kadardır. Postların temizliği sterilizasyon açısından yapıları uygun olmadığından yün şampuanı ile yapılmış ve özellikle postların tüyleri arasına yabancı madde kaçmamasına ve ıslak olmamasına dikkat edildi.

Kontrol grubundaki hastalara ise yoğun bakımdaki tedavileri süresince havalı yatak ve üzerinde sadece yatak çarşafı ve hasta pedi kullanıldı.

Çalışma öncesi Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Etik Kurulu’ndan onay alındı. Uygulama öncesi, hasta (şuuru açıksa) ve hasta yakınlarına çalışma hakkında bilgi verildi, çalışmanın amacı anlatıldı ve yazılı onay alındıktan sonra uygulamaya başlandı.

 

BULGULAR VE TARTIŞMA

Cinsiyet, obezite/ kaşeksi yada kronik hastalık varlığı, kan değerleri ve kan biyokimyası, masaj yapma ve egzersiz uygulatma açısından deney ve kontrol grubu arasında anlamlı fark bulunmazken (p>.05), ödem varlığı, pozisyon değiştirme ve prognoz açısından anlamlı fark bulundu (p<0.05). Kontrol grubunda mortalite oranının daha yüksek olduğu, daha fazla hastada ödem geliştiği ve pozisyon değişimi yapılabildiği belirlendi. Kontrol grubundaki olguların %60’ına steroid / antiinflamatuar ilaç kullanılmış olup, steroid/antiinflamatuar ilaç kullanımı açısından iki grup arasında anlamlı fark bulundu (p<0.05). Deney ve kontrol grubunda Waterlow ölçeğine göre bası yarası riski açısından anlamlı fark bulunamazken (p>0.05), bası yarası oluşumu açısından anlamlı fark bulundu (p<0.001). Deney grubunda hiçbir hastada bası yarası görülmezken, kontrol grubu hastalarının % 30’unda bası yarası oluştuğu gözlendi.

Bası yarasının oluşumunda cinsiyet, beslenme bozukluğu, ödem ve kronik hastalıklar gibi çeşitli faktörlerin etkili olduğu bildirilmiştir. Diyabet, anemi ve kardiyak problemler gibi yaşlılıkta sık görülen hastalıklar bası yarası riskini artırmaktadır. Ödem, besinlerin ve atık ürünlerin hücresel değişimini engelleyerek doku yapısını etkiler ve doku yaralanmasına karşı vücut direncini zayıflatarak bası yarası oluşumunu artırır. Beslenme bozukluğu varsa ve buna protein yetersizliği, hipoalbuminemi, negatif nitrojen dengesi ve C vitamini yetersizliği de eklenirse bası yarası riski kaçınılmazdır.

 

SONUÇ

Yaptığımız çalışmada; koyun postu kullanılan deney grubunda hiçbir hastada bası yarası oluşmazken, havalı yatak kullanılan kontrol grubunda % 30 (n=9) hastada bası yarası oluştuğu belirlendi. Kontrol grubunda havalı yatak kullanılmasına ve pozisyon değişimine rağmen 5 hastada, pozisyon değişimi yapılamayan 4 hastada bası yarası gelişti. Havalı yatak kullanılması ve pozisyon değişiminin bası yarasını engellemede koyun postu kullanımı kadar etkili olamadığı saptandı. Buna göre; koyun postu uygulamasının yatağa bağımlı hastalarda sürtünme, tahrişi önleyerek ve cildin hava almasını sağlayarak bası yaralarını önlemede % 100 etkili olduğu söylenebilir.

VN:F [1.9.18_1163]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
 
  • RSS
  • Newsletter
  • Facebook
  • Twitter
  • YouTube